Detroit: Become Human | Robotlar kölemiz mi özgür birer ırk mı?

Google'ın geçtiğimiz haftalarda ilk kez dünyayla paylaştığı Google Duplex'i gördükten sonra yapay zekanın geldiği son nokta beni biraz endişelendirmişti. İnsan sesini ve duruşunu taklit ederek telefonda bir yapay zekayla konuşurken onu insandan ayıramıyor olmak gerçekten de azıcık da olsa korkutmuyor mu sizi? Google, yapay zekayla gerçek insanı telefonda ayırt edebilmemiz için en başta telefon görüşmesi öncesinde sesli uyarıda bile bulunacakmış! Peki ben bunu neden anlatıyorum? Yıl 2018… Bugün yapay zekanın yapabildikleri bile birer mucize gibi. Peki ya 30 yıl sonra? Nasıl bir dünyayla yüz yüze geleceğiz? Yapay zeka hep böyle kalacak değil ya! Robotlar, makine öğrenimi derken aklımız başımızdan gidecek! Ve Android'ler… Yok yok, Google'ın Android'inden bahsetmiyoruz; insan görünümlü robotlar bizim konumuz. İşte bu geleceği bize sinema izler gibi oynattıracak muhteşem bir oyun satışa çıktı geçenlerde. Detroit: Become Human, Android'lerin insan olma mücadelesini anlatıyor; ancak oyunu oynarken gerçekten böyle bir gelecek mi bizi bekliyor diye dehşete düşüyorsunuz.
Detroit: Become Human | Robotlar kölemiz mi özgür birer ırk mı?

Bir süredir yapay zekanın insanlık tehlike mi yoksa büyük bir fırsat mı olacağı konuşuluyor. Elon Musk bir yanda Mark Zuckerberg diğer yanda aykırı fikirler ortaya koyuyor. Ancak bu tartışma nereye giderse gitsin şu bir gerçek ki yapay zeka ve son teknoloji durmadan ilerliyor ve her geçen gün bizi şaşırtmaya devam ediyor. Detroit: Become Human ise uzun süredir oyun çılgınlarının beklediği bir oyun. Daha önce Fahrenheit, Heavy Rain ve Beyond: Two Souls gibi yapımlarla oyuncuların gönlünü alan David Cage’in başında bulunduğu Quantic Dream’in yeni bir eseri olan oyun bizi 2048 yılına götürüyor. Yani 30 yıl sonrasının dünyasına. Şimdi düşünelim; 30 yıl sonrası için ne hayal ediyoruz? Uçan arabalar mı, her işimizi gören robotlar mı? Nesnelerin interneti ile hemen her şeye saniyesinde erişip bugünün imkanlarının da ötesinde ‘şey’leri yapmak mı? 

Görüyorsunuz ya; çok şey bekliyoruz gelecekten. Ancak hepsi bizi mutlu eder mi, tartışılır! Detroit: Become Human’ın hikayesi 2048’in Detroit eyaletinde geçiyor. Android gibi bir kavram hayatımıza iyiden iyiye yerleşmiş. Ancak bu Android’ler bugünün telefonlarındaki Android yazılımı anlaşılmasın. İnsan görünümlü robotlardan bahsediyoruz. İnsandan ayıramayacağımız robotlar yani… Büyük bir teknoloji şirketi bu Android’leri üretiyor ve pazarlıyor. Hem de 7-8 bin dolar arasında değişen (yani bugün bir Mac alabileceğiniz fiyatla) satılan Android’lerden bahsediyoruz.

Gidiyorsunuz bir mağazaya, yüzünü gözünü beğenip pazardan meyve alır gibi satın alıyorsunuz. Android’lerin de birçok modeli var, her yeni model eskisi gölgede bırakıyor ve tahmin edebileceğiniz gibi eski modeller çöp muamelesi gördüğünden ölümle burun buruna geliyor. 

 

Kaynak: Hürriyet

share post:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0

Your Cart